Türkce

Türkçe- Ders 11

(traducida de la lección en inglés de la Universidad de Arizona)

 

Lokantada

Diálogo: Lokantada

 

Garson: İyi akşamlar efendim. Hoş geldiniz.

Oktay: İyi akşamlar. Hoş bulduk. İki kişilik bir masanız var mı?

Garson: İki kişilik bir masa....Tabii efendim. Bu taraftan lütfen. Ne arzu ediyorsunuz?

Oktay: Et yemeklerinden ne var?

Garson: Şiş kebabı, biftek ve pirzola var, efendim.

Oktay: Ben iyi pişmiş bir biftek ve çoban salatası istiyorum.

Ayşe: Balıklardan ne var?

Garson: Uskumru, palamut ve kalkan var, efendim.

Ayşe: Ben de ızgara palamut ve yeşil salata istiyorum.

Oktay: Şarabınız var mı? Ben şarap içmek istiyorum.

Garson: Var efendim. Ne tür bir şarap arzu ederdiniz?

Oktay: Ben kırmızı şarap seviyorum. Kırmızı şarabınız var mı?

Garson: Var efendim. Siz hanımefendi, ne arzu edersiniz?

Ayşe: Ben su istiyorum.

Oktay: Eveet, şimdi yemekleri ısmarlayabiliriz. İki salata, bir biftek, bir ızgara palamut, su ve şarap, lütfen.

Garson: Hemen efendim.

 

 

Vocabulario:

Garson- Camarero.

İyi akşamlar- Buenas tardes.

Hoş geldiniz- Bienvenidos.

Hoş bulduk- (respuesta a "Hoş geldiniz").

Kişi- Persona.

Taraf- Lado.

Arzu etmek- Desear.

Et- Carne.

Yemek- Comida.

Şiş kebabı- Pinchos (plato típico turco).

Biftek- Bistec.

Pirzola- Chuleta de cordero.

Pişmek- Cocer, hacer (referente a alimentos).

Salata- Ensalada.

Çoban salatası/yeşil salata- (diversos tipos de ensaladas).

Balık- Pescado.

Uskumru- Caballa.

Izgara- A la parrilla.

Şarap- Vino.

İçmek- Beber.

Tür- Tipo.

Sevmek- Gustar (el sujeto de este verbo es al cual le gusta el objeto, es decir, igual que la expresión "gustar de", por ejemplo: Ben bunu seviyorum= Yo gusto de esto=Me gusta esto).

Hanımefendi- Señora, madama.

Su- Agua.

Şimdi- Ahora.

Ismarlamak- Pedir (la comida en un restaurante).

Hemen- En seguida.

 

 

 

Gramática:

-El sufijo -lık/-lik/-luk/-lük forma nombres abstractos.

-Para preguntar si alguien tiene algo, usualmente se emplea el verbo "var" (haber) junto con el nombre del objeto que preguntamos si se tiene más el sufijo posesivo referente a la persona a la cual preguntamos si lo tiene:

kitabın var mı?- ¿Tienes algún libro? (literalmente "¿Hay algún libro tuyo, de tu propiedad?").

-"Ne arzu ederdiniz?" y "Ne arzu edersiniz?" se pueden emplear indistintamente. Están en dos tiempos verbales (el primero en pasado general y el segundo en presente general) que aún no han sido estudiados, pero se puede reconocer perfectamente el sufijo de la segunda persona plural.