Türkce

Türkçe- Ders 8

(traducida de la lección en inglés de la Universidad de Arizona)

Bir telefon konuşması

Diálogo: Bir telefon konuşması

Sedat: Merhaba Levent. Ben Sedat. Biliyor musun, Ben şu anda Bodrum'dayım.

Levent: Bodrum'da mısın? Bodrum'da ne yapıyorsun?

Sedat: Bodrum'da tatil yapıyorum.

Levent: Bodrum nasıl? Beğendin mi?

Sedat: Evet, Bodrum'u çok beğendim.

Levent: Sedat, hava nasıl? Güzel mi?

Sedat: Hayır, hava güzel değil. Hava soğuk ve rüzgârlı. Üstelik yağmur yağıyor.

Levent: Çok kötü. Bunu duyduğuma üzüldüm.

 

Texto y diálogo: Sedat Bodrum'da

Sedat Bodrum'da tatil yapıyor. Ama Bodrum'da hava soğuk. Levent Bodrum'da değil. O İstanbul'da. İstanbulda hava sıcak. Levent tatil yapmıyor. O işe gidiyor. Sedat işe gitmiyor, çünkü o bir öğrencidir. Sedat telefonda Levent'le koşuyor.

 

Sedat: Levent, bugün canım çok sıkılıyor.

Levent: Neden?

Sedat: Çünkü Bodrum'da bugün hava kötü. Hava soğuk ve yağmurlu.

Levent: Sedat, Bodrum'da nasıl vakit geçiriyorsun. Denize giriyor musun?

Sedat: Hayır, bugün denize girmiyorum. Otelde televizyon seyrediyorum ve kitap okuyorum. Lokantalar burada pahalı ama yemekler çok lezzetli. Deniz çok temiz ve güzel. Otelim güzel ve yeni. Burada çok mutluyum ve iyi vakit geçiriyorum.

 

 

Vocabulario:

Konuşmak- Hablar, charlar

Şu anda- Ahora mismo, en este momento.

Tatil yapmak- Tener vacaciones, estar de vacaciones.

Beğenmek- Amar, gustar.

Hava- Tiempo (atmosférico).

Güzel- Bello, bonito.

Soğuk- Frío.

Rüzgâr- Viento.

Yağmur yağmak- Llover.

Üstelik- Además

Kötü- Malo.

Bunu duyduğuma üzüldüm- Siento mucho oir eso.

Sıcak- Calor.

Canım çok sıkılıyor- Me aburro mucho, estoy muy aburrido. Literalmente: "Mi alma se aburre mucho"; "can" es alma, y se emplea muy a menudo para hablar de la psique de uno mismo o de los demás como si se hablase de si mismo, "canım" mi alma, "çok" mucho, "sıkılıyor", aburrirse, presente continuo.

Neden- Por qué. Pronombre interrogativo "ne" más la terminación de ablativo.

Yağmur- Lluvia.

Girmek- Entrar. Con "deniz", mar, como complemento, quiere decir "nadar".

Aman- Pero.

Lezzetli- Delicioso.

Temiz- Limpio, claro.

Yeni- Nuevo.

Mutlu- Feliz.

İyi vakit geçirmek- Pasar un buen tiempo, pasárselo bien.

 

 

Gramática:

-La forma de infinitivo sin la -k sirve para formar un substantivo que designa la acción de ese verbo: konuşmak (hablar, charlar) konuşma (charla, el charlar, el acto de hablar, conversación).

-El sufijo -lı/li/lu/lü sirve para formar adjetivos a partir de substantivos, equivale a construcciones castellanas con la preposición con o con la terminacion -oso/-osa: rüzgâr (viento), rüzgârlı (con viento, ventoso); yağmur (lluvia), yağmurlu (con lluvia, lluvioso); izin (salida del trabajo, permiso para salir del trabajo), izinli (con permiso para salir del trabajo, para no ir al trabajo).

-El sufijo -la, -le; (se añade y ante el sufijo si la palabra acaba por vocal) quiere decir "con" Levent'le "con Levent", kediyle (con un gato). Con pronombres personales y demostrativos se emplea la forma posesiva de éstos, y el sufijo puede tomar la forma independiente de la palabra "ile" o añadirse a la palabra: benim ile o benimle "conmigo".